Anasayfa BASEL İSVİÇRE Kültür Sanat Seyahatlerim

Art Basel Gezi Notları

Sanatla buluştuğum ilk günü dün gibi hatırlıyorum. 15 yaşında annemle gittiğim ilk sergi, Abidin Dino…Dizleri üzerine çökmüş elleriyle başını tutan bir resim ve ona bakan bir kadın çekmişti ilgimi. Yanında resme bakarken bana dönerek “Ne görüyorsun bu resimde küçük hanım?” diye sorduğunda heyecandan belki de bilmediğimden “Bilmem, üzgün herhalde” dediğimi hatırlıyorum. Sessizliğin ardından söylediğimin yanlış olduğunu düşündüğümden, belki de merakımdan “Peki ne görmeliyim” diye sordum ona dönerek.“Geleceğimizi” dedi gülümseyerek. O gülümseyişi hiç unutmuyorum.

Geçen 14 yılda birçok sergide ve sanat fuarında bulundum, değerli sanatçılarla tanışma fırsatı buldum ama kendi sınırlarımızın dışında acaba neler oluyordu, aklımın bir köşesinde hep bu vardı. Sadece Avrupa’nın değil dünyanın önde gelen sanat fuarlarından biri olarak kabul edilen Art Basel’i hep sanat dergilerinden takip etmiş, bir gün orada olmanın hayalini kurmuştum. Bu yıl Fransa gezimizi planlarken düşündüğümüz tarihin Art Basel’in düzenlendiği haftaya denk geldiğini öğrenince hemen internet sitesine girdim ve online rezervasyonla biletimizi ayırttım. Böylece rotamıza Basel’i de eklemiş olduk.

Art Basel’e geçmeden önce Basel gezi rehberi  ve Basel ulaşım yazımı okuyabilirsiniz.

Art Basel’de her yıl olduğu gibi bu yıl da politik sorunlar, değişen moda ve güzellik anlayışına eleştirel yaklaşımda bulunan eserler ön plandaydı

Art Basel İsviçre’de yılda sadece 1 kez Haziranın ikinci haftası düzenlenen ve tüm dünyanın yakından takip ettiği büyük bir sanat organizasyonu. 2017 yılında 35 ülkeden 291 galeri, 4000 sanatçının ve Amerika’dan Asya’ya özel koleksiyoncuların katıldığı fuardaki eserlerin toplam değeri ise yaklaşık 3.5 milyar dolar. Art Basel sadece 3 gün sürüyor.

Art Basel’e ilgi bir hayli yüksek oluyor. Öyle ki Haziran ayında Basel otellerinde kalacak yer bulmanız neredeyse imkansız. Bence Basel’i Basel yapan, kültürel yönden zenginleştiren bir etkinlik. Basel seyahatimiz pazar gününe denk geldiği için sokaklarda kimseler yok, mağazalar kapalı, hava sıcak.. Art Basel olmasa nasıl vakit geçirirdik bilmiyorum:)

Mickalene Thomas – Portrait of VanessaBasel sokaklarının, caddelerinin ve müze bahçelerinin içerisinde bulunduğu yaklaşık 25 farklı noktaya yerleştirilen eserler Art Basel’e girmeden bizi karşıladı. ‘Parcours’ etkinliği kapsamında şehri süsleyen eserler ummadığınız anlarda karşınıza çıkıyor.

Mürekkep batırılmış giysilerin tuval ve zemin üzerine damladığını gördüğümüz bu çalışmada sanatçı Latifa Echakhch’in kendi giysileri kullanılmış. Paravan bir vücudu diğerinden gizlemek için kullanılan kamusal ve özel alan arasındaki ayrımı simgeliyor. Sanatçının çalışması Münstersaal’da görücüye çıktı.

Ai Wei Wei – Iron Tree

Basel Münster’in hemen karşısına yerleştirilen Iron Tree, Çin’in dağlık bölgelerinden toplanan ölü ağaçların kök, dal ve gövdeleri ile oluşturulmuş bir çalışma.

Art Basel’i gezmek için akşam bileti almayı tercih ettik

Art Basel fuarına giriş için biletler farklı kategorilerde satılıyor: (*2018 itibariyle, 1 İsviçre Frangı yaklaşık 5.35 TL)

Günlük Bilet: Satış ofisinde 60 CHF, online 50 CHF

Akşam Bileti: Giriş 17.00’den sonra 28 CHF

İki Günlük Bilet: Satış ofisinde 100 CHF, online 90 CHF

Sınırsız Bilet: Satış ofisinde 140 CHF, online 130 CHF

İndirimli Günlük Bilet: Öğrenci ve öğretmenler için 40 CHF

Grup Bileti: 10 kişiden fazla gruplar için kişi başı 40 CHF

Biz sabahtan Basel’i gezmek istediğimiz için akşam bileti aldık ve kişi başı 28 CHF (yaklaşık 100 TL) ödedik. İsviçre oldukça pahalı bir şehir, bir de para birimleri Frank olunca giriş ücreti yüksek gelebilir. Ancak söz konusu sanat olunca paraya kıyılması gerektiğini düşünenlerdenim. Sonuçta hayatınız boyunca kaç kere böyle bir organizasyona katılma şansı elde edebilirsiniz ki?

Saat 17.00’yi gösterdiğinde içeri girmek üzere çoktan yerimizi almıştık. Sırt çantası ve sabitleyici mini tripod ile içeri girmek yasak olduğu için eşyalarımızı üst kattaki görevlilerin bulunduğu vestiyere bıraktık ve Unlimited bölümünden Basel Art Fair’in muhteşem eserlerini keşfetmeye başladık. Devasa çalışmalar karşısında şaşkınlığımı çoğu zaman gizlemekte zorlansam da heykeller, tablolar ve canlı performanslarla neden dünyaca ünlü bir fuar olduğunu bir kez daha anlamış oldum.

Art Basel 2017’den Merceğime Takılanlar

Art Basel 2017 fuarında birbirinden değerli birçok eser görme şansı buldum. Ancak hepsine yer veremeyeceğim için aralarında en çok beğendiklerimi listeledim.

Çağdaş sanata gönül veren Song Dong’un ayna, çerçeve ve lambalarla kaplı küçük odası

Through the Wall (Duvarın İçinden), 2016 Song Dong

Pekin’deki tarihi evlerin pencere, kapı ve çerçevelerinden yapılmış bu küçük odaya girmek için epey bir sıra bekledim. İçerisi ayna, çerçeve ve renkli lambalarla süslenmiş olan oda aslında minicik ama aynaların yarattığı derinlik sayesinde olduğundan büyük görünüyor. Sanatçı eserinde kentsel dönüşüme yenik düşen tarihi mahalleleri yaşatmayı vurguluyor.

Art Basel’in en çok ilgi gören eserlerinden biri ‘Cooking the World’ oldu

Cooking the World (Dünya Yemekleri), 2017 Subodh Gupta

Hintli sanatçı Subodh Gupta ‘Cooking the World’ çalışmasını kullanılmış alüminyum mutfak eşyalarından oluşturmuş. Yiyecekleri paylaşmanın önemini vurgulamak isteyen Gupta eserlerinin büyük bir çoğunda tema olarak yiyecek hazırlama ve tüketimini ön plana koyuyor.

Sue Williamson 2000 şişenin her birine ayrı bir kölenin ismini yazmış

Sue Williamson, Messages From the Atlantic Passage (Atlantik Pasajından Mesajlar), 2017

Beş farklı ağ ve 2000 şişeden oluşan bu eserin herbir şişesinde kölelerin ismi ve bilgileri yazıyor. 16. yüzyıldan 19.yüzyıl’a dek Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Karayipler’de yapılan köle ticaretine ışık tutan eser o dönemde insana verilen değeri çarpıcı ve ironik bir biçimde gözler önüne seriyor.

Castellini’nin 1970 yapımı bembeyaz eserine girmek için ayakkabıları çıkartmak zorunlu

Enrico Castellani, Spazio Ambiente, 1970

Birbirine kenetlenmiş tuvallerden oluşan 360 derecelik bu eser bembeyaz rengi ile sizi bir anda içine çekiyor. Ayakkabınızı çıkarıp yerin yumuşaklığını hissederken sonsuzluk algısına kapılıyorsunuz. 1970 yılından bu yana birçok önemli fuarda gösterime sunulan eser izleyicinin algısını resmin şekline göre değiştiriyor.

Havacılığın unutulmaz ismi Alberto Santos Dumont’tan ilham alan bir eser

Chris Burden, Ode to Santos Dumont, 2015

Santos Dumont’un havacılığındaki 20. yy yeniliklerinden esinlenen Chris Burden son on yılda işlevsel bir hava aracı kurdu. Modern hafif uçakların tasarımcısı olan Santos Dumont’a göz kırpan eser Art Basel’in en dikkat çeken çalışmalarından biri oldu.

Ear Sofa Nose Sconces with Flowers (In Stage Setting), 2017

Art Basel’de sadece resim ve heykel çalışmaları yok. Birbirinden değişik canlı performanslarla izleyicinin ilgisini çeken sanatçılar Art Basel’in farkını bir kez daha ortaya koydu. 86 yaşındaki Amerikalı sanatçı John Baldessari’nin kulak şeklindeki koltuğu ve burun şeklindeki vazoları sanatçının gerçeküstücülükten etkilenmiş kariyerinin bir yansıması adeta. Elinde süs köpeği ile sarışın modelin varlığı eseri daha da absürt kılıyor.

Ruhunuzu sanata doyurmak, birbirinden iddialı performanslarla keyifli vakit geçirmek, çağdaş sanatı yakından tanımak için Art Basel’e yolunuzu mutlaka düşürün.

Meraklılarına küçük bir not: Art Basel’in tamamını bir günde bitirmek neredeyse imkansız. Eğer fırsatınız varsa en az iki günlük bilet alıp, tadını çıkararak gezmenizi öneririm.

*Seyahatlerimle ilgili daha fazla fotoğraf için beni seyahatimgeldi instagram hesabımdan da takip edebilirsiniz.

*Yazı veya konuyla ilgili kafanıza takılan bir şey mi var? Düşüncelerinizi yorumlara yazarsanız çok sevinirim:)

Bunlar da ilginizi çekebilir

avatar
  Subscribe  
Bildir
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.