İSVİÇRE

İSVİÇRE

  • basel ulaşım rehberi
    Anasayfa,  BASEL,  İSVİÇRE,  Seyahatlerim

    Basel Ulaşım Rehberi

    Toplu taşıma sisteminde dünyanın en iyileri arasında gösterilen İsviçre’nin neden zirveye oynadığını Basel’e gidince hemen anlayabiliyorsunuz. Şehre adım atar atmaz tramvayların baş döndürücü bir şekilde etrafınızdan geçtiği Basel ulaşım konusunda oldukça gelişmiş olsa da sıra ulaşımdan faydalanmaya gelince biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Basel’e gittiğinizde ulaşımda zorluk çekmemeniz adına kısaca bilgiler vererek Basel Ulaşım Rehberi’ni hazırladım. Basel’e Nasıl Gidilir? İsviçre’nin, Almanya ve Fransa ile komşu şehri Basel, ortasından Ren nehrinin geçtiği İsviçre Alpleri’nin en kuzeyindeki şehir. Basel’e ülkemizden THY ve Pegasus’un karşılıklı seferleri ile direkt ulaşabilirsiniz. İstanbul-Basel arası uçakla yaklaşık 2.5 saat sürüyor. Basel’e 6 km mesafede bulunan Basel EuroAirpot Havalimanı Fransa, Almanya ve İsviçre tarafından ortak kullanılıyor. Üç ülkenin kesişme noktası olan…

  • basel gezi rehberi 1
    Anasayfa,  BASEL,  İSVİÇRE,  Seyahatlerim

    Sanat ve Ötesi: Basel Gezi Rehberi

    “Bir şehir düşünün, neredeyse her sokağında müze ya da galeri ile karşılaşabileceğiniz, mimari yapıları ile hayranlık uyandıran, ruhunuzu sanata doyuran… Çok eskiye gitmeye gerek yok, İkinci Dünya Savaşı’nda yerle bir olduktan sonra ayağa kalmasını bilmiş Basel. Silkelenmiş ve yeni dünya düzeninde ‘ben de varım’ demesini bilmiş. 21. yüzyılın ‘sanat başkenti’ olmayı başarmış. Sayısı 40’ı aşan müzesi ve galerisi ile Basel bu unvanı sonuna kadar hak ediyor…” Alsace gezimizi bitirdikten sonra sıra geldi Fransa’nın sınır komşusu Basel’i keşfetmeye… İsviçre’nin üçüncü büyük şehri Basel’e asıl geliş amacımız dünyaca ünlü sanat fuarı Art Basel’e gitmekti. Seyahatimizin tarihi ile Art Basel denk gelince biz de bu fırsatı değerlendirerek hem Basel’i gezdik hem de Art Basel’de…

  • art basel gezi notlari 1
    Anasayfa,  BASEL,  İSVİÇRE,  Kültür Sanat,  Seyahatlerim

    Art Basel Gezi Notları

    Sanatla buluştuğum ilk günü dün gibi hatırlıyorum. 15 yaşında annemle gittiğim ilk sergi, Abidin Dino…Dizleri üzerine çökmüş elleriyle başını tutan bir resim ve ona bakan bir kadın çekmişti ilgimi. Yanında resme bakarken bana dönerek “Ne görüyorsun bu resimde küçük hanım?” diye sorduğunda heyecandan belki de bilmediğimden “Bilmem, üzgün herhalde” dediğimi hatırlıyorum. Sessizliğin ardından söylediğimin yanlış olduğunu düşündüğümden, belki de merakımdan “Peki ne görmeliyim” diye sordum ona dönerek.“Geleceğimizi” dedi gülümseyerek. O gülümseyişi hiç unutmuyorum. Geçen 14 yılda birçok sergide ve sanat fuarında bulundum, değerli sanatçılarla tanışma fırsatı buldum ama kendi sınırlarımızın dışında acaba neler oluyordu, aklımın bir köşesinde hep bu vardı. Sadece Avrupa’nın değil dünyanın önde gelen sanat fuarlarından biri olarak kabul…